Follow by Email

Bu sayfada yer alan tüm yazı, resim ve buna benzer içeriğin tüm hakları Barbaros Sansal'a aittir. Izinsiz kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

25 Ekim 2009 Pazar

DİKİŞ MAKİNASI GICIRTILARI 11

Bazı geceler işçi masasını temizleyip çıkdıkdan epey sonra,
sesi soluğu kesilmiş ayaklı dikiş makinalarının gölgeleri uzadıkça
secd eder bir kez daha ayaklarımın altında yapayalnız bir şekilde bir benimle tek başına kalmış terzihanemizin !

Günün iğne iplik sukunetinin kargaşasının ardından sessizleşen havalandırma menfezleri,
tüm gün içlerine çekdikleri ızgaralardan bu kez aynı duyguları farklı dilde geri üflemeye başlar bir bir hayallerime..

Akşam saatlerinde susmuş telefon santralinin sekretaryası ise çokdan karanlığa gömülmüşdür giriş holünde ve bir kez daha benliğimle günün müzakeresi örülmüşdür benliğime yama olarak canhıraş darbelerle !

Kalabalık ve dağınık masamın kağıt ve paçavra denizine yenik düşmüş ama muzaffer üretime gem vurmamış halinde de vardır hala mesai, hala devam eder hayat , kimi an kalvyenin çıkırtısı kimi an bir masum müziğin melodisinin çığlığı eşliğinde ..Bir ben birde içimdeki benliğim ile ..

İşte yine o gecelerden birindeyim bu gece ,
Yıldırım Mayruk Moda Laboratuvarı olarak 10 yıldır inatla ve pekçok fedakarlıkla sürdürdüğümüz; çağdaş, ulusal ve alımlı Türk kadınının formatını güncel belgeleri ile arşivlediğimiz gösteriler zincirimiz 2023'e Hikayeler'in bu en önemli bölümlerinden birinde ve yine kendimle ve de bu satırları okuyan sizlerle birlikde şu saatlerde de !...

60 larda , Sarıkamış'da Levazım Albayı olan Trablus Hüsamettin dedemin kendini buzdolabına kapatıp yaşamına sonvermesinden sonra dul kalan babaannemin geçinmek için Elhamra Tiyatrosu'nda Toto Karaca'nın giysilerini Sümerbank kumaşları ile dikdiği günlerdeki benide yanında götürdüğü provaların anıları gözkırpıyor bir yandan Moda denen kavramın sahnesinde oysa yine..

Hayallerim, 50 yıldır şaha kalkmış halini biraz daha kamçılıyor bu sebeple ve daha da detaya ve mükemmeliyete emeği katık edip, o hayallerimde kaybettiğim yerine içimde olmaya yada bulmaya çalıştığım kadını bir kez daha evrimsel bir dönüşümle devrim olarak evrenselleştirme çabasına dalıyorum alev alev yanan bir istekle her yerimde nefisimle ..

Vur makasını hadi Yamak yine özgürce ! Savur yünlüleri , ipeklileri biçki masasına!
Biç altın saçlı,engin mavi bakışlının ürün vermiş verimli başaklarını, başlarında taç yap kadınlarının bir kez daha bu sene !

Vakur dik omuzlar kavrukca utanmasın analarında, ayrık otu dalmasın iffetin aralarına, ister mini ister dizaltı eteklerin koşsun adımları özgürce o ulaşılmaz Türk kadınının podyumunda zincirden kopmuşcasına ve özgürce aydınlık geleceğine bu hikayende de ...

Çiz Yamak Yıldırım Mayruk kadınını i Çentik çentik işle gölgeleri, öyle ki, sınırları görünmesin nifak tohumu atılmış ufuk çizgilerinde bile ...

Dik yamak , başın dimdik, belin sımsıkı ve elin aydınlığa açık her şekilde !
Üste çaput diye giyilmesin, içine girilsin o kalitenin artık istek ve arzuların kırbaç sesiyle !
İkinci bir cilt olsun o kadının hem bedeni hemde gelmiş ve geçmişinde de kendisindeki güzelliği ile !

İşle Yamak en nadide en ışıltılı malzemelerini, gözleri kör olanları bile görmeye mahkum etsin bu seferde de !

Ses verme Yamak seslendir ki ''Ses Siz'siniz'' desinler;
Tek ses Siz'siniz ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ile !

.......

devam edecek 1 kasımda şu sizin yamak susana dek,
susadıkça 10 kasımda bir kez daha kana kana konuşana dek!

terzi yamağı
Barbaros Şansal

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder