Follow by Email

Bu sayfada yer alan tüm yazı, resim ve buna benzer içeriğin tüm hakları Barbaros Sansal'a aittir. Izinsiz kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

1 Ekim 2010 Cuma

JAPON YAPIŞTIRICISI TAPON KARIŞTIRICISI !..

JAPON YAPIŞTIRICISI TAPON KARIŞTIRICISI !

Köşe köşe kapışarak, birazda yapışarak geçen hayatlarda yok değil hani şu güzü hala iğde medyamızın!

Bu haftaki konuğum herkesce malum şovlar şefi bir yazarımız,
Ama hala aklımızda kaldı Aslı sanki masal cinayet olayımız...

Bir güz akşamı, karayel, büyükşehirin seçkin konut sitelerinden birinin bloklarının aralarında kıvrak dans çalımları ile sinsice esmekdedir, Neruda dan hallice Yaşar Kemal den bereketlice , moda, spor, gezi, siyaset, yemek, medya yazarımız Abi ne ettin teselli ettin ise plazma azamnı ekranının karşısında rob de chambre ‘ı ile gezinmekdedir...

Orta blokların üst katlarından birinde, bir Japon diplomatın küçük oğlu olan 5-6 yaşlarındaki çocuk, daireye katılmamış demir parmaklıklı balkonda, yoldan geçen lüks otoların şaaşalı ledlerine doğru esnemekdedir..Az ilerideki rengarenk gökdelenler ihtişamları ile başdöndürmeye devam eder iken,
yer leş miş keşke’nin ( yerleşke) kılıklı sitenin az berisindeki alışın verişin merkezlerinde faaliyet hala devam etmekdedir...

Yıllar önceden beri şapkalısı ile kankalığı bitmemiş elitist yazarımız, her devrin adamı , peki, peki anladık şarkısını belkide Beyoğlu Belediyesine iletmekdedir...Eski patron belediye otobüsü altında kalmış, yeni patron boyun fularıyla tavlanmışdır..

Sessiz sitenin, sakin bloğunun bahçe katında, yeşil ve loş bir alan esen rüzgarın etkisi ile kara pelerinlerini bahçekatı dairenden sızan ışıklarında yardımıyla dans ettirmekdedir. Aradabir geceyi yırtan bekçi düdüğü sesi ve de otomatik garaj kepenklerinden başka ses ise pek hissedilememekdedir.

Bir çuval muhteviyatın tok bir sesle hızla toprağa çakılışışın sesini andırır bir sarsıntı ile irkilmişdim o akşam, O sitede , O blokda bir dairede! Meğerse Japonun altı,yazarın 2 kat üstü aynı cephede bir başka dairede imişim şans eseri o gün üstelik..

Kreşando tadındaki konuşmalar, açık balkon kapısının aralığından içeri sızdığında bir şeylerin ters gittiğini anlamışdım o gece, Bir kez daha hayat medyaya aynasını tutacakdı gözlerim önünne, sanki eski muhabbet tellalarının cebinden cıkan horozlu aynadanmışcasına..

Olan olmuş Japon çocuk bir anlık dikkatsizlik sonucu balkondan bahçeye düşmüşdür. 5 kat yüksekliden yere japonla yapışmışcasına bir yatayda duran çocuk hafif kıpırdamakdadır..
Çığlıklar yükselirken koşuşmalar artar, site güvenliği harekete geçer ve zengin mahallesinde hemen bir ambulans bile beliriverir...

Bahçe katının şeytan pelerini kılıklı perdeleri yavaşça kapanır , yerde yatan bedenin üzerinde bir gölge daha kaybolur, ve ardından dairedeki ışık da söner,

Kapıya cevap verilmemekdedir.. Merdiven bulunur, daire bahçesine sağlık görevlileri girer ancak çok geçdir,
Savcının gelişi ile olay adalete intikal eder. Benim konuk olduğum dairenin sahibi dahil olayı gören bir çok sağduyulu vicdanlı insan karakola ifade vermek üzere gider..

El insaf yazarımız bu olayları görmek istemez , gece gece kadife terliklerini çıkarmak zor gelir yalın ayak bile bilmediği hayata!
Bilmezki hayatta gelinebilecek en yüksek mertebe ayaklarınızın altında çiğnediğiniz toprakda kalan izi kadardır !

Japon’la tapon hikayesi ise adam olmayanın karaleke gibi zaten zaten alnındadır !

Lahmacun’s yamağı
Barbaros Şansal

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder