Follow by Email

Bu sayfada yer alan tüm yazı, resim ve buna benzer içeriğin tüm hakları Barbaros Sansal'a aittir. Izinsiz kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

5 Mart 2013 Salı

BİR KADIN PORTRESİ



Var ol muhtar kadın...


Bir kadın portresi,
İstanbul'un göbeğinde saray arkasında bir bakkal kızı olarak doğdu,
Yabancıların sanatçıların, entellektüellerin hatta zengin burjuvanın de bulunduğu arnavut kaldırımı sokaklarda seksek oynayarak büyüdü. Mahallesindeki ilk okuldan sonra ailesinin büyük fedakarlıkları ile yabancı bir koleje yazıldı. Okulun en başarılı öğrencilerinden biri olarak eğitim hayatını sürdürüyordu... İstanbul'da bir genç kız olarak hayatı tadıyordu...

Derken ölüm ansızın çaılverdi kapıyı.
Esnaf olan bakkal babayı alıverdi aileden aniden,
Mecburen okulu bırakıp bakkalın başına geçmekten başka çare kalmamıştı ona,
Onuruyla çalışmaya başladı henüz 17'li yaşlarda...

Kira, geçim, vergi derdi geldi ama başarmıştı hepsini.
Ta ki bir süpermarket zinciri ara sokaktaki bakkalının karşısında alınca yerini,
Kahraman bakkal süpermarkete karşı oyununa feyz olmutu bile hikayesi...

Gazeteler, dergiler ondan bahstmeye başlamıştı ki,
kapatmak zorunda kaldı ailenin tek geçim kaynağı olan ekmek teknesini...
Esnaf lokantasına döndürdü o da leziz ev yemekleri yapan,
çünkü doğup büyüdüğü yerdeydi ona hayatı hayat yapan.

Derken sevdi ve evlendi olgunluğunda,
iki de kızı oldu henüz hayata ancak doğrulduğunda.

Yürümeyen evlilik çatırdatınca yuvasını, tek çare dul olarak yaşamaktı.
Gururla büyütttü kızlarını, biri üniversite bir lisede eksiksiz idi okulları...

Derken mahllenin yaşlı muhtarı öldü.
Bu durumda atamayla yeni görevi ona göründü,
Bir kadın muhtardı artık gönüllü.

Tarihi camilerin, konsoloslukların, hastahenlerin, lüks otellerin hatta üniversitelerin ve bankaların muhtarı oluvermişti birden.
İşini eksiksiz yapıyordu hiç durup dinlenmeden.

Derken yerel seçimler geldi ve oyların %90'ını alarak yeniden muhtarlığa seçildi.
Beyoğlu birinci bölgede kadın muhtar olmak hiç de kolay değildi.
Rantiyenin, rüşvetin şehrin içine kol saldığı,
Fuhuşun, tinercinin haraca bağlandığı,
Hatta imarın enkaz altında bıraktığı,
Fakirlerin ise mahallesinde sökülüp atıldığı yerde devam etti mücadelesine...

Değişiverdi kanunlar, ayda 350 tl maaş bağladılar birden bire.
İkamet ve nüfusVsuretini de 5 lira yaptılar.
Ama kaymakamlıklarda bedavaydı artık belge.
İnternet ve elektrik parası küçüçük oda muhtarlığa yeter de artar mıydı sizce?

Şimdi merdiven başındaki lokantası, yemyeşil çiçeklerle bezeli.
Sokaklardaki tüm sahipsiz hayvanları da bakımlı ve küpeli.
Pırıl pırıl saçları, ışıl ışıl gözleri ile her şeye göğüs germeyi de becerdi.
Bu coğrafyanın en güzel kadın örneklerinden biri olduğunu gösterdi.
Sağ ol, var ol kadın muhtar...
Çünkü, bu ülkede erkeklerin çoğu senin başardıklarının yüzde birini zor yapar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder