Follow by Email

Bu sayfada yer alan tüm yazı, resim ve buna benzer içeriğin tüm hakları Barbaros Sansal'a aittir. Izinsiz kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

2 Aralık 2012 Pazar

İmamlıktan masörlüğe ilginç bir insan hikayesi



Adı İsa Kılınç. Tarlabaşı'nda masörlük yapıyor. İşte size Afyon'da imamlık yaparken yolu Aynalı Çeşme'ye küçücük bir daireye düşen İsa'nın öyküsü...
BARBAROS ŞANSAL

barbarossansal57@hotmail.com
İnternet sayfasında gördüğüm o masaj ilanına kayıtsız kalmam mümkün değildi. Önce sahte olduğunu düşündüm ancak bahsi geçen ilanda bulunan telefon numarasını aramadan da duramadım. Tarlabaşı, Aynalı Çeşme'nin loş sokağına girer girmez belirtilen 50 yıllık apartmanın isimsiz ziline bastım. İçeride, beni kapıda karşılayan İsa Kılınç'tan başka kimse yoktu.
Kısa bir sohbetten sonra soyunup masaj yatağına yattım. Parmakları vücuduma değmeye başladığında bu işin buralara kadar varacağını tahmin etmemiştim.
Bu hafta size; imamlıktan çobanlığa geçen oradan da masörlüğe soyunan İsa Kılınç'ın hikayesini anlatacağım.

× Nereden geldin, nereye gidiyorsun?
1982'de Afyon Düzağaç'ta doğdum ben. Hikayem uzun boş verin...

× Vakit geçiriyoruz işte... Sen anlat ben dinleyeyim...
Babam ağabeyime yaptığı gibi, beni de Uşak'ta, bir cemaat okuluna verdi. Saat 3'e kadar ortaokul eğitimi, kalan zamansa dini eğitimdi. Hafta sonları da bir iki saat çarşı izni verilen bir yerdi. 2 sene zor dayandım, çokça da kaçardım zaten...

× Neden kaçardın, sevmez miydin verilen eğitimi?
11 yaşındaydım. Mutlu bir çocuktum, sürekli eğlenmek isterdim. Yurtta çok sıkılırdım. Televizyon ve buna benzer bir sürü eğlenceli şey yasaktı. 168 erkek öğrenci ve başımızda hocalar... Sürekli namaz kılardık. Dayanamayıp Afyon'a geri döndüm ve sıradan bir okulda bitirdim ortaokul eğitimimi...

× Lisede ne oldu?
Voyvodin İlçesi'nde bir liseye verdiler yine cemaat yurdunda kalmaya başladım. Ağabeyim de yurdun din hocası olmuştu. Tüm haşarılığıma ve disiplinsizliğime rağmen atamıyorlardı bu yüzden. Bir gün arkadaşımla okul çıkışı cips ve kola aldık. Yurdun okul müdürü bunları elimizde görünce bir temiz sopa attı bize...

× Ne diye dövdü?
Onun sahibi olduğu kantinden almadık, dışarıdan bir yerden aldık diye yemiştik o dayağı. Biz de ertesi gün plan yapıp hocayı darp ettik. Yanlış bir davranıştı ama ergenken bunu kaldıramamıştık. Ve üçüncü sene Afyon'a geri dönmek zorunda kaldım. Babamla çalışmaya başladım.

× Baban ne iş yapıyor?
Çinko ustasıyız biz... Oluk, saçak yapıyoruz yani... Hayvancılık da yapardı. Durumumuz iyiydi. Diğer ağabeyime çok güvenirdi ama o bir gün bize büyük bir kazık attı ve tüm paraları toparlayıp İstanbul'a kaçtı, kendine bir yaşam kurdu. Biz kaldık öylece borç harç içinde... Geçinmek lazımdı ben de köyün sığırını tutup çobanlığa başladım. Okuldan çıkıp akşama kadar, kar düşene kadar hayvan otlatıp hayatımı kazandım. Babamın da eksik kalan sigortalarını ödeyerek emekli yaptım. Liseyi 3'üncü sınıfta terk ettim. O sıralar gözümü kaybettim.

× Ne oldu gözüne?
Babamla birlikte saçağa oluk takıyorduk. Akşam vakti işimiz bitmek üzereydi. Balkonda sadece beş kelepçe kalmıştı. Çivilemesem de olurdu ama işimi tam yapmayı severim. Çiviyi koyup, çekici vurunca uçtu gitti bir tarafa... Babam 'Bırak artık' dedi ama ben durmadım. Aynı yere ikinci çiviyi çaktım, taş varmış gözümde patladı çivi. Elimle çiviyi çıkardım. Önce Afyon Hastanesi'ne gittik ama oradan Gazi Üniversite Hastanesi'ne. Paramız yok diye almadılar önce. Belediye başkanını soktuk devreye mecburen kabul ettiler. Tam 14 ameliyat oldum. 6 ay hastanede yattım, kardeşlerim bir kez ziyaretime geldiler. Önce gözümü alıp yerine protez takmak istediler ama babamın da sol gözü kostik kazanı kazasından kayıp olduğundan istemedim aynı kaderi paylaşmak. Şimdi lens kullanıyorum o yüzden ağır işlerde çalışamıyorum.

× Sonra ne yaptın?
O sıralar epey zamanım olduğundan Arapça ve Osmanlıca konusunda kendimi eğitmeye cemaat yurtlarında kalmaya başladım.

× İmam olarak hayatına devam etmen bu dönemle başlıyor yani...
Evet, bizim oranın imamının tayini çıktı. Babam da ısrar edince imamlığa başladım. Bizim oralarda imamlık zor iştir. Düzağaç'ta yaşamak da zordur. Çok kapalı ve tutucu bir topluluktan oluşur. Herkes bir şeyler çevirir ama başkasının açığını gördüklerinde 'vur abalıya'.

× Senin başından kötü bir şey geçmiş...
Neticede gençtim. Gençleri toparlamak için bir yer ayarladım hem sohbetler ediyorduk, hem din dersleri üzerinden geçiyorduk... Babam ve başka bir arkadaşımın babası karşılıyordu masrafları... Derken etraftan saldırılar başladı. 'Bu çocuk hocalık yapamaz' diyerek azdılar. Kaymakamlığa, karakola şikayetler gitmeye başladı. Bir gün dört mahalle muhtarı geldi ve 'Burayı mühürlüyoruz' dediler. Zaten Afyon'dan Uşak'a kadar tüm saçak işlerini bizim aile yapar, bir baktım şikayetlerin yüzde 80'i benim akrabalardan... Yapacak bir şey yoktu, 'İmamlık size kalsın, ben gidiyorum' dedim.

× Buraya geldin ne yedin, ne içtin?
Bizi dolandıran ağabeyimin yanına gelmek zorunda kaldım. Hastanede hasta bakıcı olarak iş buldum. Aldığım paranın çoğunu ağabeyim elimden alıyordu. Bir gün karısıyla yalandan bir kavga çıkardı. Hiç unutmuyorum kasım ayının 21'ydi. Üzerimde tişörtle kapıya koydu. Sürekli gittiğim çay ocağında bir enişte acıdı halime de evine aldı. 15 gün yanında kaldım. İlk maaşımla bir oda tutup devam ettim hayata...

× Masörlüğe nasıl başladın?
Hasta bakıcılığı yaptığımız evlerde fizyoterapistlere yardım ediyordum. Çok korkardım yanlış bir şey yaparım diye... O yüzden hasta terapi, acil durum yönetim ve ilk yardım eğitimi aldım. 648 saat masaj eğitimini de tamamladım o sırada.

× Düzenli müşterin var mı ya da şöyle sorayım: Müşterinden garip teklifler alıyor musun? Malum masaj şöhreti biraz karışık ya ortalıkta...
Bazıları jigololuk ya da fuhuş için de bu mesleği kullanıyorlar. Eline bir şişe bebe yağı alan 'Masörüm' diye orada burada her yola giriyor. Bana kadın da geliyor erkek de... Ahlaksız tekliflerde bulunanlar çıkıyor tabi. Ama akıl var, mantık, nizam var. Hayatta her şeyin bir yeri var sonuçta. Kaç tanesini bağıra çağıra atmışımdır buradan. Türklerde masaj kültürü yok bu yüzden hepsi seks için sanıyor bu işi. Çok tacize uğruyorum. Orama burama dokunmaya çalışanlar oluyor. '100 lira daha verirsem her istediğimi yapar mısın?' diyen oluyor.

× Türk, ABD'li, Avrupalı fark eder misin vücutlarına bakarak?
Tanırım tabii. Mesela Amerikalılar çok iri olur enine boyuna. Avrupalılar temiz ve bakımlıdır. Vücutları da şekillidir. Yabancı eksiklik varsa söyler, bahşiş de bırakır. Türkler'in bir standardı yok. Çok azı bakımlı ve temizdir. Burada banyo var, bazen banyo yapmaları gerektiğini söylüyorum.

× İmamlık yapmış, o hayatı yaşamış biriyken neler geçiyor aklından. Hiç tahrik olmaz mısın?
Masaj anlarında aklımda kapattığım çok şey oluyor. O duyguya kapılmamak için kendimi şartlıyor olabilirim. Öncelikle bitirmem gereken bir fizyoterapi eğitimim, bakacağım hasta bir babam ve kendi özel hayatımın masrafları var.

× İslami ve masör kimliğin çok şaşırttı beni. İkisi ayrı ayrı sende...
Üzerimden İslami kimliğimi çıkarsaydım masaj yerine aşk yapardık sizinle... Kendime dışarıdan baktığımda olayların bu hale gelmesine isyanım olmuyor değil. Kim ister ki zaten...
Ama keşke 15 yıl hedef haline getiren o yobaz belediye başkanı yerine aydın biri olsaydı köyümde ilim irfan öğretmeye devam etseydim. Haramdan helale çevirmeye çalışmak, yerinde hem de ahlaksızlığın ortasındaki denizde...
Ve son tokadı yalansızca vuruyor İsa... Tekrar Aynalı Çeşme'den bulvara ulaşmaya çalışırken masaj odasının ışığının söndüğünü görüyorum.
Bir müddet bekleyip, çıkıp çıkmayacağını gözetliyorum.
Belli ki kıvrılmış, yorgun mücadelesinin tahtı olan girişteki çekyatının köşesine...
Baba evine, Gaziosmanpaşa'ya gitmek için yol parasından tasarruf etmek niyetiyle...

http://www.aksam.com.tr/imamliktan-masorluge-ilginc-bir-insan-hikayesi--151915h.html

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder