Follow by Email

Bu sayfada yer alan tüm yazı, resim ve buna benzer içeriğin tüm hakları Barbaros Sansal'a aittir. Izinsiz kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

12 Ocak 2012 Perşembe

CANCANLI YAYINDAYIZ AMA...

Kankan dansında mıyız?
Malumunuz gün geçmiyor ki, ekranlarda arz-ı endam etmeyeyim.
RTÜK’ün kaldırdığı Top’lu İğne, ardından Ç’engelli İğne ve de kovulduğum "Bu gün ne giysem?" de var elde...
Bu durumda Allah hakkı üç eder deseler de...

Her gün bir kanal ya da dergi, bazen internet sitesi, bazen de bir gazete arayıp duruyor röportaj diye.
Aslında hepsi aynı hikâye...

İşte geçenlerde de bunlardan birinde, bir başka sabah kuşağında canlı yayındaydım, "Keser döner sap girer" deyiverince de geciktirici tuşuna bastırtmaktaydım.
Bip, bip aslında yok ki bende tip.
Lazımsa eğer birilerine ip, o zaman ibişin altında da vardır bir cip...

Anlaşılmaz olan ekranların şaşkınlığı.
Bu durumda konuşulur mu ben Yamağın taşkınlığı?

"Büyücü" demek yasak, "sihir" de.
"Falcı" demek yasak, "medyum" de. Sonra da otur keto ile memişi izle...

Ne söylememiz konusunda birileri jakoben şekilde karar veriyor.
Oysa bakın, atı alan Üsküdar'ı Makyavel bir ritimde geçiyor...

1980 sonrası TRT'de "devrim, çağdaş" gibi kelimelerin yasaklanması bize bugün ne kadar komik geliyorsa kimbilir bugünküler de yarın o kadar komik olabilecek.
Unutulmayan sözler ise yaşayarak o günde geçecek...

"Kovulduk ey halkım unutma bizi" demeden, dereye paça sıvayıp girmeden, köprüdeki ayıya dayı demeden bir yere gelmek zor değil. Yeter ki başınıza konmasın utanç ile öne eğil...

"Barbaros Şansal’ın Türkçe’nin esnek yapısından faydalanarak eşcinselliği meşru bir olaymış gibi yansıtmaya çalıştığı kanaatine varıldığından dolayı" çakma avukat ile devletin yaptığı uyarı teblikatı ise beklemez artık mehil.
Çünkü kalmadı melekette iş-i ehil...

Gelelim sadede.
En az 2 yıl veda ettim banttan yayın diyenlere.

Ancak bundan sonra sadece canlı yayındayız, nasılsa zührevi hastalıklar hastanesinin adını artık cacan olarak hatırlamaktayız.

Soğuk ve kara savaş rüzgârları esmek üzere.
Yeni yıl kara çarşaf altından çember sakal gezdirmekte.

Ancak babaannemin ben küçükken "sakızınla uyuma pipine yapışır, çişini yapamazsın" diye beni kandırdığı günler artık işin aslını şu lafa getirmekte: "Haram yeme, k**ına yapışır."
Sonra dışkılayamazsan halkın mezarını kazar arınır.

Eee kazı kazan, kazan kazan!
Nasreddin'i unutan acaba hangi abazan?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder