Follow by Email

Bu sayfada yer alan tüm yazı, resim ve buna benzer içeriğin tüm hakları Barbaros Sansal'a aittir. Izinsiz kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

8 Ocak 2013 Salı

SESSİZ ÇIĞLIK


Vatan sağolsun...
Ankara, Bursa, Beşiktaş, İzmir...
Sessiz çığlığımız çaresiz midir?
Ve kanaat önderinin emri ile kanaaten 1400 sayfalık iddianame hazırdı. Haftalardır ana, bacı, kız, oğlan meydanlarda, pankart ve madalya elde zaten buna nazırdı. Vardiya bizde ama sıra şimdi kimde? 

13'de gerçekleşecek Ankara Sakarya Caddesi'ndeki eyleme katılmaya kararlıydım. Zaten devamında Ankara Barosu'ndaki, "Demokrasi ve ötekiler" panelinde de konuşmacıydım. Bu nedenle, sabah 10 uçağına çoktan biletimi almıştım ancak 1 gün önce cebime bir mesaj geldi Türk Hava Yolları'ndan yine. Şu sayılı sefer iptal edilmiştir diye. Neyseki 11 için bir dev A330 koymuşlar yerine.

Dev gövdeli uçağa 30-40 yolcu alındık. Kabin ekibi bile şaşmıştı bu sefere ama biz şaşmadık. İner inmez Berkan ve Hasan karşıladı beni TGB'den. Oysa korunmaya ihtiyacım yoktu ezelden. İki çift aydın bakışlı göz ile yola koyulduk. Doğru, otoparka girip heykelin önünde dimdik doğrulduk. Hocalar, nineler hatta engelliler gebeler. Amcalar, dayılar ve babalar. Tüm mağdur aileler işte oradalar. Ne polis var ne asker, sadece bir polis kamerası ve 3-5 medya mensubu bize yeter...

"Aydınları korkak olan ülkenin zalimleri cüretkar olur" pankartı vardı elimde, hemen yanımda Berat ve madalyalı bir mazlum anne. Bir de emekli öğretmen, elinde "Tutuklu Silivri değil Türkiye" diyen. Albayı, yarbayı vesikalık portre olmuş Maltepe'de tutuklu neden? 
Aklıma Aden Körfezi'ne savaş gemimizi ile giden ilk komutan geliverdi birden; 
mektup yazmıştı ıslak imza ile bana ta cezaevinden 
Karamürsel'deki bilgisayarın ayarları ile oynamaktan suçlanmıştı,
Oysa, o tarihte Nairobi'de Nato nedeni ile bir görevde kalmıştı.
Enerji içeceği değil, kanaat kanatlandırır ejderha kılıklı bağnazı,
ama unutmamalı ki, sonunda cehennem ağırlar yobazı.
Soğuk ve ince ince kar yağıyordu,
Gelen geçen şöyle bir bakıp yoluna devam ediyordu.
El eleydi, gönül gönüleydi orada vatanperver yurttaşlar.
Oysa cumartesi tatilindeydi purosu pipisinden büyük yandaş yazarlar.
Herkesin yüzü asık, ama tek gülümseyen bendim
İnadına, hüzün kuran iktidarla dalga geçen günümdeydim.
Akan gözyaşı ve acılar duracak.
Bir gün gelecek siyonizmin köpeği olmuş hainler, elbet cezasını bulacak.
Yıkılacak duvarlar bastille baskını misali,
Hasdal, Silivri, Maltepe, Metris, Diyarbakır, Adana boşalacak Sinop cezaevi misali...
İnadına gülümseyeceğim elem keder onlara miras olsun.
Benim de naciz vücudum bir gün toprak olacak,
ama vatan sağolsun!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder