Follow by Email

Bu sayfada yer alan tüm yazı, resim ve buna benzer içeriğin tüm hakları Barbaros Sansal'a aittir. Izinsiz kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

24 Kasım 2011 Perşembe

VE GAZİANTEP

Bir daha mı? Tövbe valla!
İl il gezerken, gençliği ailem diye hayatıma eklerken, çıkması gerekenler de olmuyor değil hani… İşte size Gaziantep'in diğer yüzü…

İk kez Türkiye Endüstri Mühendisliği Öğrenci Birliği toplantısı için davet edilmiştim Gaziantep Üniversitesine… Ülkenin her yerinden gelen gençler ile o gece kaynaşmıştık kaldıkları tesislerin lobilerinde.

Ben ise, uygulama otelinde kalmıştım okulun. Hani şu engelli geçişine 3 basamakla ulaşılan tesiste.

Sabaha dek uyumakta zorluk çekmiştim sızan tuvalet suyunun sesinden.

Eh, GAP var nasıl olsa kaptırılmış bir yerlerinden...

Kampus bahçesinde gezerken binaların plastik profiller ile kaplanmasına ayrıca şaşırmış ve bakakalmıştım ta derinden...

Konferans salonuna girdiğimde ise şaşırtacak cinste kalem pil derdi vardı. Çünkü ödenek yokluğundan pil parası vermezlermiş rektörlükten, bu yüzden konukların konuşma yapmak için paralarını kendi ceplerinden vermeleri gerekirmiş.

Harika günler ve geceler çabuk geçer. Yaşanan o sıcaklık ve dostluklar ise hepimizde ömre bedel...

Bu yüzden tekstil mühendisliği için bir kez daha davet edildim aynı okula. Fakülteyi gezerken, Atatürk köşesi misali bir plastik hatıra köşesi çıkıverdi karşıma. Yörenin bir hırt zengini, vermiş atmış sanayii makinası hurdası ürünlerini. Bir de koymuş mu buna karşılık tüm sülalesinin vesikalık portrelerini! Yine de o etkinlik günleri güzeldi. Yine de o fakültede çok değerli bir Dekanımız var ama bakalım bilinir mi ileride kıymeti...

İşte o gün tanımıştım konservatuardaki aydınlık gençleri. Sohbet etmiş paylaşmıştık tüm gerçekleri ve dertleri. ODTÜ’nün kurduğu okulda bahçeleri 58 yaşında öğrenciler doldurmakta...

Ama malum zat ziyaret edecek diye Kampus kapısı girişinde bahçeye kurulan ücretsiz bisikletler YÖK başkanı gidince parçalanmıştı çoktan, çünkü kızlar binerse günah sayardı birileri…

Okul Kütüphanesine 300TL verip hediye Aldığım Cumhuriyet Tarihi ciltlerini de nasılsa ardımdan yok etmiştir birileri...

Derken Utmök geldi, Ulusal Tekstil Mühendisliği Öğrenci Kongresi etkinliği...

Neslihan Yargıcı bile şaşıp kalmıştı bu işlere. Halbuki, yere monte edilmemiş pahalı çakma spor aletleri yerleşmişti belediye başkanlığı bahçesine...

Belli ki yanından geçemezdi Isparta Utmok’ün, Antep'te tarikat içermiş etkinlik rezilliği... Vahşi tramvay çoktan bölmüştü şehri ikiye çünkü sermaye hizmet ederdi ZEUGMA soyulurken siyonizme.

Bu kez kaldığım Fransız zinciri otel, Fuar olması gereken yerde dönüşmüştü mezbeleliğe… Nedense Şahinbey Belediyesi'nin nikah salonu seçilmişti kongreye, bahçede sandviç ile öğrenciyi beslemeye. Akşam eğlenceleri için ise alkol ruhsatlı lüks mekanlar seçilmiş, ama öğrenciye alkol yasaklanmıştı çok günah olur diye nedense.

Her neyse... Taksiye binip uçağıma kendim döndüm. Bu geri kafaya itiraz edince sanırım yetkililer uyarımdan rahatsız olmuştu. Bir daha mı tövbe valla...

Sonuç ne mi oldu? İnandığım gençlerin bazıları birer pahalı dokunmatik ekran telefon ve bir de otomobil sahibi olmak için işini bilip yolunu buldu…

Ne mi olacak? Gün gelecek; yaptıklarının yanlışı, onları da cehaletin kullandığı silah olan para ile boğacak...

Daha üniversitede işi öğretir cemaat.

Ama erkekler tuvaletinde internetten toplu şişme bebek alıp tuvalette açtıkları genel ev olacaktır son projelerindeki icraat…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder