Follow by Email

Bu sayfada yer alan tüm yazı, resim ve buna benzer içeriğin tüm hakları Barbaros Sansal'a aittir. Izinsiz kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

11 Temmuz 2012 Çarşamba

Tele peygamber ve de kokulu tespih.

Tele peygamber ve de kokulu tespih, yanında müstehcen meyve ve içecek olarak deve idrarı …

+02162230034

O gün, köprü trafiğinde mücadele içindeyken aniden telefonum çaldı,
Kadının köyünden arandığımın farkına varmadan açıvermişim…

‘’ Kutlu doğum haftasında yüce peygamberimizin hayatını anlatan 3 cd, yanında da kokulu tespih……’’

Kimi 2 anahtar vaad eder kimide istikrarı yandaşına parseller .

Din tüccarlarının iktidarda halka takla attırdığı, Gökçeada Milli Eğitim Müdürünün vapura yetişmek için kaza yaptığı, köprülerin sel sularına kapıldığı dehşetengiz yobazlığın ve gericiliğin her yeri sarıp sarmaladığı günlerdeyiz.

Sanatın içine tükürülüp eğitimin içine edildiği, heykelin ucube görülüp yerinin dinamitlendiği, Işık Üniverstesinden sergilerin temzilendiği, tiyatroların badem şekeri olarak sergilendiği bugünlerdeyiz…

Telemarketing’in Tv lerde ayıplı mal satmasının ardından bir de ayıplı din pazarlanmasına şaşkınlığım geçmeden gözümün önüne dağların ardından Burhan pazarlama geliverdi.

Turan Emekesiz vapurunda salona girer, 25 kuruşa, dikiş sepetinin yanında, kuruboya, çengelli iğne seti, kekik yağı, nane şekeri hatta tarak bile verirdi..
Daha sonra Özal’ın küçük prensinin ekonomi kanalında tanıtım yapmış ama gündemden silinip gitmişti ..

Zaten Turan Emeksiz benzerleri otel olmuş, rantiyecileri katamaranlar ile obeziteye doğrulmuş, hatta iki anahtar vaad edenin dervişi yüzünden oğlu Turbanda jet skiye binmiş, türban böylece hicvedilmişti..

Ofise dönüp bilgisayar ekranıma baktığımda ikinci şok dalgasını yedim ..

‘’ Umreye giden iki Türk, devenin idrarını ve sütünü her derde deva diye içince hastahanelik oldular ‘’

Bakanların radyasyonlu çayları halka içirdiği, zakkum kökünün zıkkımın köküne dönüştüğü, tadında kokusunda renginde şekersiz sakızların milleti kerizlediği bir vatan da hülasanın alasının yenmesinin arapçası ortada gezivermişti….

Haydar Dümen’in ilavesi halindeki gazetenin haberinin içeriğini henüz okumaya başlamıştım ki aynı gazeteden ikinci şoku yemekte gecikmedim..

‘’Mısırda bir müslüman şeyh, muz, kabak gibi ürünlerin kadınlar tarafından ellenmesinin günah olduğunu açıklayarak, bu bitkilerin kesimlerinin erkekler tarafından, kadınların göremeyeceği yerlerde yapılmasının caiz olduğunu açıkladı’’

Yediğimizi doğrasak Marmara cacık olur mu bilmem ama erkeğin erkeğe erotik sebze tavsiyesi bana pek manidar geldi. Acaba erkeklere de şeftali mi haram edildi? Hoş kimi bakanın mercimek, kimi altına yatıranın sucuk zengini olduğu yurdumda hurafeden bol birşey yok tu ortada artık nasılsa ..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder