Follow by Email

Bu sayfada yer alan tüm yazı, resim ve buna benzer içeriğin tüm hakları Barbaros Sansal'a aittir. Izinsiz kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

27 Ağustos 2009 Perşembe

Top'lu iğne 18

Rüştü mü ispat ettim mi?

Nihayet rüştümü ispat edince;
Bakın ne çıktı piyangodan bu kez size?
Ben dönene kadar izinden, izinden değil Ata’nın iz’inin nezninde,
Siz hala istirahat edin gölgede!

Belkide Marakeş’den yazacağım dizelerde bakın neler olacak size.
Kimbilir okudunuz bile internet sözlüklerinde.
Hadi enter yapalım ama biz enter tuşu ile ucuz olacak kadar kolay olmayalım!

Click, işte geliyor enteresan enstantane.
Bye bye Türklish!
Hoşgeldin Türkçe!

Gemicik
Ama gemi azıya almak ise söylenmek istenen;
Bir destur çekiyor ve şöyle hissediyor insan denen:

Gemi
Bir kücücük aslancık varmış,
Koh koh koh koşar oynarmış.
Bir gün babası ona demiş ki:
Sürt, sür, üfür; alayım bir sürat teknesi!...

Oğlancık
Bir küçücük oğlancık varmış,
Keh, deh, deh yarış yaparmış.
Bir gün cenazesi Sevim ona demiş ki:
Kırmızı’da geçilmez oysa siz yeşil’de geçtiniz!

Gukukçuk
Bir küçücük davacık varmış,
Hap, hup, hop otur-kalkarmış.
Bir gün hakimi ona demiş ki:
Ehliyetsiz gezilmez, siz yaya’da ezdiniz...

Vesika
Bir kocaman babacık varmış,
Zart, zurt, zort davar kovarmış.
Birgün ülkesi ona demiş ki:
Cemaate zul edilmez. Siz Büyük Anıt’da,
İbadete elinizde çelenk ile takke giydiniz...

Diyarbakır istıhab mahkemeleri inşaatı
Şimdi size mutluluklar dileriz... Zaga tarafından düzenlendi.
Evet böyle başladı her enter tuşuna kuvvetle eğildiğimde.
Üstelik: Taşı-Düzenle-Sil 11076 no xxxxx 29 Ağustos 2007 22:44 seçenekleriyle.

Bakın aşağıdaki başlık bize ne diyor:

“ara : Sevim
Ünlü bir türk sanat müziği radyo ses sanatçısıdır.
(bkz: assolist)ler içinde en kaliteli olanlarından biri olarak anılır.
Hanım efendiliği ve engin repertuvarı ile de uzmanlarca da tanınmaktadır.
Gemiciğin hikayesine gelince:
Birgün; er doğmuş, ama erden olmadığı malum bir genç, onu ta ki Şişli meydanında, ışık kırmızı yandığı halde, ehliyetsiz ve aşırı süratli olarak, üstelik de bir yaya geçidinde erdemsizliği öldürene dek.

Merhume, karısı pavyona düşmüş imamın kayığına binince de, evvel tarih bir ehliyet ile beraat geliveriyor acı hikayenin hüzünlü sonunda işte.
Ama erken doğmuş premature bugün 2 milyon dolarlık kanosuyla geziniyor yeryüzü gezegeninin vahşi sularında
Başlık 11093 no xxxxxx 29 Ağustos 2007 22:58
Taşı-Düzenle-Sil değil yalnız; belki de çözüm –oy vermede- dedirtiyor insana ekran. Biraz daha görselliğin kölesi olmanın asylum’unu ve sıyrılmasını hayatınızdan arzuluyosunuz.
Hadi bir arama motoru daha yaz bir alsancak!
(bkz. Alsancak), burda enter a lazım dokunmamak:
Aynen okuyacağınız gibi:
Ellemeden klavyeyi sizi elleşmeye bırakıyorum..

“Her tip insanın bulunduğu doğrudur. Ancak daha çok metal müzikten anlıyormuş gibi gözüken insanlar daha fazladır. Ama inanın bu kadar rezillik olamaz. Siyah giyinmişler ya “ahanda ne sert çocuğum ama kızlar bana hasta” triplerindeler yesinler sizi be. Bu kadar mı eziklik olur? Aranızdan birine iki soru sorsan yamılırlar. Hatta desem ki “death metal’in yaratıcısı kim?” diye bir kişi çıkıp söyleyemez.
Kızlar da ayrı bir özenti takımı oluştururlar “biz gothic’iz lan” triplerinde olan kızlarımız içtikleri biralarda hava atarlar. Asi kızlar ya...
Alsancak’dan belkide nefret etmemi sağladı bu insanlara o an acırsınız.
Bu insanlar yüzünden biz siyah giyemiyoruz be rahat rahat. Neden mi? Onlarla aynı kategoriye girmemek için tabiki.
Tekrar üstüne basa basa söylüyorum tek bir soru sorsam hepsi apışıp kalacaklar. Ortam için metal dinleyen tipler. Alsancakta çok olmalarının nedeni ise rock bar çoğunluğudur. Bira içmeyi marifet sanmaları çok şaşırtır beni. Aslında şaşırmamak gerekir. Nede olsa çocuk olarak bakmak lazım onlara içtiklerinin çok ağır birşey olduğunu sanarlar.
Kız-erkek nerdeyse hepsi metal’in sertlik-asilik yönünü benlik edinmeye çalışmış ve bunu etrafa gösterme merakındadırlar.
Nalet ediyorum hepsine adımızı kötülüyorlar. Saf kan mitaller insanlara hakaret bunların yaşaması.
Alsancak gibi güzel bir yeri iğrenç yapıyorlar.
Asla şaşmaz 3 kişiden birinde converse kesin...
Hepsine o kadar sinirliyim ki bu yazdıklarım bile anlatamaz doğru düzgün. Hepsi iğrenç hepsi berbatlar.
İnanın metal gruplarına sorsanız ilk bombalayacakları yer Alsancak olurdu.
Bir de bunlar herkesin ortasında jiletlemeye çalışırlar kendilerini. “Bak ben manyağım, psikopatıp” demek için.
Allah hepinizin belasını versin be!
Yazdığım bu yazı bile size deymez ama neyse...!

Taşı-Düzenle-Sil- Bak açık şimdi üst mahkeme!
Başlık 801 no xxxxx 20 Ağustos 2007 09:10
Diğer seçenekler mesaj hoş ya da boş...
Tutamıyoruz kendimizi bir darbe daha enter’in kıvrak belinde..!
Aman tanrım o da ne?

Alsancak
Ulusun şanlı Türk bayrağına verdiği ad.
Gönderde dalgalanan kırmızı flama.
(bkz. yünlü dokuma)
Taşı-Düzenle-Sil... 11148 no xxxxxx 29 Ağustos 2007 23:55
Birden afaganlar basıveriyor uyuşan parmak ucu sinirlerinizi.

Çala kılıç bu kez yönetiyorsunuz klavyeyi.
Hadi hadi hadi bayrak.

Yün
Türk bayrağının dokunduğu hayvansal bir elyaf.
Doğal elyafların en önemlisidir.
İpek filament (düz), pamuk sarmal (kıvırcık) ve yün ise dalgalı bir yapıya sahiptir. Keten ve bambu lifleri ise diğer doğal elyaflardır.
Bayrağımızın dokunabilmesi için bu elyaf kanunen zorunludur.

Ve kullanım, üretimi yasa gereği belli zorunluluklar getirir.
Ancak yünlü dokuma sanayimizin kapatılması ile darbe yemiş tüm ithalatımızın xxxxxxx a verilmiştir.
Dokuma ve keçe sanayinde kullanılmaktadır.
(bkz.tekstil terimleri)
(bkz. polyester çöplüğü)
Hadi bakalım seç beğen al şimdi.
Taşı-Düzenle-Sil. Başlık 9037 no xxxxxx 28 Ağustos 2007 saat: 11.47
Hay allah tam da 30 Ağustos öncesi.

Polyester Çöplüğü
Xxxxxx ile Amerika, Mısır ve Afrika ülkelerinde yaygınlaşan pamuk üretimini, lif uzunluklarını hint kumaşını tartıştığımız zamanda bana “Burası polyester çöplüğü” diyerek beni kopartmış ve tekstile yeni bir terim kazandırmıştı.
(bkz. tekstil terimleri)
(bkz. bulunmaz hint kumaşı)
(bkz. polyester)
xxxxx tarafından düzenlendi. Başlık 7579 no xxxxxx 22:16 mesaj hoş ve boş seçenekleri ile sizin gülümsetiyor internet sözlüğü bir kez daha başbaşa, bir kez daha kaderinizle!

TBMM
Binası halka kucak açmış, önüne barikat yapılamayan milli irade merkezimiz.
Yerine kızılötesi arama yapılmaktadır.

(bkz.bir başka açıdan meclis)
Arşivden akşam’ın bir vakit, 24.01.05 tarihinde yasam1.html de bile gizlenememiş. Hadi taşı, taşı dur. Başlık 9884 no xxxxxx 21 Ağustos 2007 20:43 civarı. Madem konu buna daldı. İzini arayalım dedik. Sevim’in değil Kemal’in bu enter’de de..

Kemal
Türk Dil Kurumu’nun dağarcığıma sürekli yolladığı “kemal” açıklamalırı ile hatıralara gömülmeye çalışılan ve her gün onunla uyanıp onunla uyuduğum (xxxx show daki bir teşbih ve takdir yüzünden Perihan Mağden’in bayrağı neremden çıkardı yorumuyla alakası olmayan) ulu önderimiz şahsına düşmanlık öylesine artmıştıki, tekstilde %8’e indirilen KDV sonucu kurduğu yünlü dokuma sanayiimiz tamamen kapanmış olup bayrak dokumak için Avustralya’dan ricada bulunmamız gerekli kılınmıştır.
Başlık 1595 no xxxxxx 21 Ağustos 2007 08:09

Taşıma suyuyla değinmen dönmüyor işte.
Taşı düzenle sil ne yaparsan yap. Sözlükteyim artık millet. Sözlükte!
Artık tatildeyim rüştümü onsekizinde nihayit ispat ettim diye.

Terzi yamağı

03.09.2007

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder